Aylık Arşivler: Mart 2008

on gündür minibüslerde asılı bir resim vardı. şöför direksiyondayken beyin kanaması geçirmiş, tam onu atlatıp taburcu olacakken de kalp krizi geçirip vefat etmiş. meğer vefat eden minibüs şöförü ortaokul arkadaşımın babasıymış. duyunca şok oldum gerçekten. ölümün ne zaman kime geleceği belli olmuyor. 6 aylık kardeşi de vardım, ondan da haberim yoktu. üç çocuk en büyüğü benle yaşıt kaldılar annesiyle.

amcamda cuma günü trafik kazası geçirdi. kamyonun altına girmiş arkadaşı. çok şükür sadece kırıklarla atlattı. bir de ders alabilse başına gelenlerden, kendisi için iyi olacak. o kadar müşterisinin ahı ne olur, düşündürüyor insanı.

bu şarkının üzerimde anlamadığım bir şekilde etkisi var. dinleyince içimde gerçekten garip bir duygu oluşuyor. masalımsı bir yapısı var, kayahan yazmış olduğundan sanırım. kayahan’ın mini mini bir kuş konmuştu tarzı şarkılarında da olsa, arşivde dolaşırken karşılaşınca buraya koymak gerekirdi.

içimizi buraya dökelim birazda. blog yazmak öyle bir duyguymuş ki, bırakılamıyormuş gerçekten, bırakmaya karar verilince anlaşılıyor. biraz öss günlüğü, biraz hayat günlüğü, biraz manevi günlük olsun. internetteki ayağımız olsun, hayırlı uğurlu olsun.

duhan.wordpress.com iyi bir adres gibi görünüyor, birde erişim sorunu olmasa. ama özlemişim wordpress kullanmayı, kavuştuk.

Dün akşam Senai Demirci’nin programında haberimizde olan yeni açılan keyf/ince bir lugat paylaşım sitesi. Örneğin soba; yaklaştıkça yakan, uzaklaştıkça soğuyan dostluklar gibi. Içiniz bittiğinde etrafınızda dostlarınız da bitecek demektir bu.. Öyle ya, “iç başka, dostluk başka!” Demek ki içinizi, işinizi, sıcaklığınızı, tebessümünüzü esirgemeyecektiniz gelenden gidenden. Görüntü kurtarmıyordu.

Adamın içi geçmiş derler ya, geçmiş bir sobanın etrafında kimler olaydı? Faruk Nafiz’in Han Duvarları’ndaki ateşin etrafında garipler niye toplansındı yoksa? Bir sıcaklıktı, bir dost sıcaklığı idi herkesin aradığı.. “Bir adım sıcaklığı on adım gel!” diyor mu bütün adımların sahibi. içni doldurmalı insan, sonra yan yakın, kimsecikler etrafımda yok diye yakınmazsın… bundan emin olmanı istiyorum. “öff be!” bir soba sıcaklığı(n) bile yoksa, yalnızlıktan şikayete hakkın olabilir mi. Keyfincelugat.com